MYGİRL

22 Eyl

mygirl resim

Bir Güney Kore klasiği daha: My Girl. 16 bölümlük bir romantik komedi. (Aslında romantik komedi lafına da, romantik komedilere de gıcık olurum ama bu dizi bir başkaydı kesinlikle) Zaten 16 bölüm olduğu için ‘Aaa niye bitti şimdi’ hissi uyandıracağını garanti ediyorum. Çook eğlenceli.

Güvenin bana, bu diziyi izleyin. Sonra bu blog’a tekrar gelip neler yazmışım okur, bana hak verirsiniz. (Dizinin gidişatı ya da sonuna dair bir ipucu yazmam hiçbir zaman ama önce izlerseniz daha çok gülersiniz.) Kore piyasasına henüz burnunuzu sokmadıysanız, bu çok iyi bir fırsat!

Açıkçlee dong wookası Saraydaki Mücevher, Jumong, Denizler İmparatoru gibi uzun soluklu, ciddi dizilerini severim Güney Kore televizyonlarının. Bu diziyi bir arkadaşım izlemem için verince ancak ‘Düşlerimin Prensi’ gibi yer yer komik olan bir romantik komedidir buda diye düşündüm. Ama çok yanılmışım. Kesinlikle izlenmesi gereken, sempatik ve kafa dağıtıcı bir dizi. IMDB’den 8.1 almış. İnternetteki yorumlardan da anladığım kadarıyla izleyen herkesin en sevidiği 5 diziden biri budur mesela. Kız cidden iyi oyuncu, oğlan da başta pek iyi değildi bence ama başlarda zaten süper bir oyunculuk sergilemesi gerekmiyordu. Sonradan açıldı ama.

My Girl / 마이걸 / Mai geol

Başrolde yukarıda gördüğünüz iki sevimli oyuncu var: Lee Da-hae ( sahte kuzen Ju Yoo Rin rolünde-cuyurin diye okuyoruz), Lee Dong Wook (Avenuel Oteller zincirinin genç varisi Seol Gong Chan rolünde–solgunçan diye okuyoruz) Ayrıca Lee Jun-ki var ki, o da kız gibi bir erkek; foolish casanova. Bir de Park Shi-yeon var, bu kız da tenisçi; dizide ona Kore’nin Sharapova’sı diyorlar. Seol Gong Chan’ın kız arkadaşı rolünde.

Konunun başı:

Ju YooRin babasıyla beraber yaşıyor, küçüklüğünden beri şehir şehir, ülke ülke dolaşmışlar. Kendi tabiriyle ‘Ne buldularsa yiyip, nerede olsa uyumuşlar’ . Babasının sürekli kumar borcu var. Habire kaçıyorlar. Ju YooRin, çok gezdiği için, Korece yanında Çince, Japonca, İngilizce de biliyor ve bu sayede turist rehberliği yapıyor. Sevimli bir insan olduğu için de insanlar onu çok seviyor. Lakin kız süper bir yalancı. Her ortamda, her zaman, herkese uygun bir yalan söyleyebiliyor. (Taa ki bir yere kadar) Japonca bilmesi sayesinde Seol Gong Chan-shi (Ju YooRin bu adı çok güzel söylüyor ) ile iş yapıyor. Seol Gong Chan daha en başından Ju YooRin’in yalanlarını anlıyor ve bu sayede de ona sahte kuzeni rolünü yapmasını teklif ediyor. Çünkü büyükbaba ölüm döşeğinde, yıllar önce kaybolan torununun hayatı yüzünden endişeli ve kendini sorumlu tutuyor. İşte büyükbabayı ölmeden önce, kuzenini bularak, rahatlatmak da torunu Seol Gong Chan’a düşüyor. Yalancı kuzen olarak Ju YooRin eve getirilse de, Seol Gong Chan gerçek kuzenini aramaya devam ediyor.

Ama Ju YooRin eve geldikten sonra beklenmedik gelişmeler oluyor. İşte böyle bir dizi.

Sevdiğim bölümler:

  • En çok şarkıları sevdim. Dizinin ana müziği de (Never Say Goodbye) fena değildi ama benim kastettiğim Ju YooRin’in şarkı söyleyişi. Zaten dizinin başında Ju YooRin şarkı söylemeye başlıyor. Direk beni diziye çeken ilk şey o kafasını, ellerini sallayışıydı. Bayıldım hekorean-lee-da-hae-03psine. Hele şarkıyı söylerken yaptığı hareketler harika. Mesela şöyle bir şarkı var:

Anlamı şu: Eğer istersen senin için bir yıldız yakalayıp sana tabakta sunarım. Bunu söylerken ilk, elini daire çizecek şekilde başına götürüyor, sonra yıldızı sana sunarımı söylerken eliyle servis yapıyor. Bu şarkıyı hareketleriyle beraber o kadar çok sevdim ki bir küçük çocuk edasında sürekli bunu söyler hale geldim.

Bu arada Ju YooRin güzel şarkı söyler de Seol Gong Chan durur mu, o da meğer güzel şarkı söylüyormuş. Çocuğun sesi kötü değil ama şarkı söyleyemeceğini düşünmüştüm. Halbuki bayağı başarılıydı. Tabi bu performans için diziyi sonuna kadar izlemeniz gerekecek. Ama değiyor.

Şarkı konusunda bir diğer söylemem gereken şey dizide Mozart’tan da şarkı kullanılmış olması. Bir klasik senfoni şarkısı  nasıl bu kadar sempatik bir hale getirilebildi, hayret. Çok başarılılar kesinlikle.

(Ju YooRin gerçek hayatta rock insanıymış. İşte rakçı Ju YooRin’in klibi. İyi, şeker kız imajının çok uzağında..)

  • Ju Yoorin ve Seol Gong Chan’ın kapışması. Sürekli birbirleriyle dalga geçiyorlar. Tam kardeş gibiler 🙂 Aşağıdaki gif’te olay şöyle gelişiyor. Büyükbaba torunu sandığı Ju YooRin’in hayatını düzene sokmak istiyor. Bunun için birini ayarlamak istiyor, Seol Gong Chan’a da zorla Ju YooRin’in çok güzel ve çok tatlı bir kız olduğunu onaylattırıyor. Seol Gong Chan yukarı odasına çıkarken Ju YooRin’i iştahla elmasını hapur küpür yerken görünce ‘Hee, harbi tatlıymış’ diye kendi kendine dalga geçiyor.

                4d24c625op3

  • Ju Yoorin’in yalanları. Eğer Ju Yoorin’i kızdırdıysanız, vay halinize. Anında intikam alınacaktır. İnsanların arasında rezil olmaya hazır olmalı.
  • Seol Gong Chan’ın Ju YooRin’i omzuna yatırdığı bölüm. Kendimden utanıyorum böyle bir sahneyi sevdiğim için ama gerçek bu. Dizinin en sevdiğim sahnesiydi. Bir de elleriyle kalp yapmaları da çok şekerdi. Cidden utanıyorum kendimden 🙂
  • Seol Gong Chan’ın yemek yapışı. Kendi kendine yumurta kırmayı öğrendiğini izliyorsunuz ilk. Sonra pasta yaparken Ju YooRin’e caka satıyor, “Ne var ki! Ortalama zekası olan herkes yapar” diye.
  • Bir de hayali düşünceleri çok eğlenceliydi. Mesela otelde bir adamın katil olduğundanmy girl-leon remakeşüpheleniyor Ju YooRin ve Seol Gong Chan-shi’siyle bunu araştırmaya gidiyorlar. O arada Ju YooRin kendini filmlerde gibi hissediyor. James Bond, X-files, Leon’da kendisi ve Seol Gong Chan’ı hayal ediyor.

Daha komiği nasıl Seol Gong Chan’ın kardeşi gibi olabilirim diye hayal ederkenki yerdi. Komikti ama Ju YooRin bu hayalinden pek hoşnut kalmamıştı.

Bir de şu çok komikti: Seol Gong Chan Ju YooRin’in kendisiyle konuşmamasının nedenini ‘Ju YooRin’in onu sapık biri gibi görüp, ona sulandığını zannetmesi’ olduğunu sanıyor.

 

 

  • Puppadişil koeyooo (işiniz yolunda gitsin/Tanrı sizi korusun tarzında bir çevirisi vardı) ve basshaaaa bashaa en sevdiğim Ju YooRin replikleri. Başşa da el yumruk yapıp karşındakiyle vurduruyorsun. Sevdim bunları.
  • *** Hastanede büyükbaba artık yaşayamam diyor, kafası düşüyor. Seol Gong Chan ve Ju Yoorin gözyaşları içinde. Hele Seol Gong Chan mahvoluyor. Sonra Ju YooRin-yine gözleri yaşlı: ‘Eğer ölseydi şu monitör biiiipp diye düz çizgi gitmez miydi? Galiba büyükbaba uyudu’ diyor. Siz orda üzgün üzgün izlerken kopuyorsunuz 🙂 Bu da en sevdiğim 2. sahne olsun.***
  • ‘Karlı günler Ju YooRin’in doğum günü, bunu hiç unutmayacağımju yoorin, seol gong chan- karlı günler.’
  • ‘Neden bunu yapıyorsun. Beni kızdırıyorsun, endişelendiriyorsun, sürekli senin için telaşlanmama sebep oluyorsun!’ Evet, bunun gibi bir şeydi.
  • Seol Gong Chan’ın bir sürü biriktirdiği, içinde kar yağan fanuslardan bir vitrin yaptığını görmek. En üzücü olan buydu.  Bir de Ju YooRin çok fena ağlıyor ya, dizi için bile olsa öyle kendini sarsmamalı.
  • En komiklerden biri de Seol Gong Chan’ın halasının, sevdiği adamın resmi karşısında yaptığı bir şey var ki… Pes doğrusu 🙂
  • Bunu koymadan geçemem. Ju Yoorin’in Seol Gong Chan’ın halasına hediye ettiği çift bardakları harika..

                              çift bardakları

 

My Girl için güzel linkler (daha ne yapayım)

 

İlginç Kore adetlerinden bu dizide de birkaç tane daha öğrendim. Hazımsızlık çekince eline iğne batırmak, grip olunca yumurtalı viski içmek gibi.. Ama ‘basha’ en güzeli.

 

photo12032

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: