HAPPY TOGETHER :)

22 Eyl

Happy Together çekirdek ailesi

Beraberken mutluyuz! Öyleyiz gerçekten…

Bugün “Happy Together” isimli 1999 yapımı 16 bölümlük SBS dizisini tanıtacağım. Bu diziyi izleme nedenim tamamen yıldız oyuncular karması olması yüzündendi. Tabii bu oyuncular o zamanlar meşhur değillerdi, ama bu diziden sonra (belki birkaç filmden de sonra) hepsi ayrı ayrı dizi/filmlerde başrolden inmeyecek hale geldiler. İsterseniz hemen yıldızlar karmasını sayayım: Lee Byeong-heon, Song Seung-heon, Jeon Ji-hyun, Kim Ha-neul, Cha Tae-hyun ve muhtemelen bu yazıda bahsedeceğim diğerleri… Bol ünlülü Kore dizileri izlemiştim ama bu kadar sağlam kadro ancak geriye dönüp eski dizileri izlediğimizde mümkün galiba.

Dizimiz drama, yine yeni yeniden sapına kadar derbi. Ama aranızdan biri çıkar derse ki, ben şöyle harbi dizi istiyorum, concon hikayesi olmayan, gerçek hayat gibi olan… Hemen izlemeye hazır değilseniz bile, indirin bir kenarda bulunsun, tam arşivlik bir dizi bu.

Yani oyuncular niyetine izledim ama oyunculuğa hayran kaldım, ki farklı şeyler olduğu malumunuz. Hele Lee Byeong-heon yok mu, ben o adamı o kadar sevmezdim ya, dizinin bir yerlerinde her lafına ağladım yuh yani. Gerçekten de ağlak biri mi oldum acaba, hahahaha.

Diziyi ucuiyagi ile eş zamanlı izledik, o benim ağladığım yerlerde sadece gözlerinin dolduğunu iddia etti, nasıl ağlamadı ben anlamadım doğrusu. Ama diyeceğim o ki bir Misa kadar da abartılı ağlatmıyor. Ayrıca o kadar çok güldüm ki, kesinlikle birbirini dengelediğini söyleyebilirim. Geriye dönüp bakınca hüzünlü değil de eğlenceli bir dizi olarak aklımda yer etti diyebiliyorum.

Bundan önce Hotaru no Hikari izliyordum. O bitince, şimdi bunun gibi kendini izleten dizi nereden bulacağım diye dövünürken bir de döndüm baktım ki, ben daha Kore cevherini kazmaya bile başlamamışım yahu! Bir azıcık elimle eşelesem neler çıkacak daha.. Yok yoook, bu Kore’nin yeri benim gönlümde apayrı üstadım.

Japon’a güleyim, arkama bakmadan Kore’ye döneyim. Bu da bugünün tekerlemesi olsun 🙂

aile fotoğrafı

Konu

Chan-ju, Ji-seok, Moon-ju kardeşlerin babalarının ölmesi üzerine anneleri bir başka adam ile evlenir. Bu adamın Tae-poong isimli bir oğlu da vardır. Bir süre sonra Yoon-ju isimli bebeğin de doğmasıyla 5 çocuklu bir aile olurlar. Ancak anne ve babanın bir trafik kazasında ölmesi sonucu kardeşler yeniden ayrılırlar. 

Seneler sonra tesadüfen ya da bazen de uzun uğraşlar sonucu yolları kesişir. Ya da bir türlü kesişemez. Hahah, sonuçta parçalanmış bir aile dizinin konusunu oluşturuyor. Anne babasının ölümünden sonra apayrı yollara gidip birbirlerinin izlerini kaybeden 5 kardeşin öyküsünü, hayata tutunma mücadelelerini gayet dramatik ve gerçekçi bir şekilde izleyeceksiniz.

Dizinin ilk yarım saatinde 5 kardeşin ilişkisini anlayabilmek için tüm nöronlarımı kullandım galiba hahahha. Artık siz bu konu açıklamasından sonra rahatça izlersiniz 🙂

o 3 manyak nasıl biraraya gelebilmiş hayretneler oluyor, ji-seok şok oluyor yine tabii ki

Oyuncular/ Karakterler

Bu sefer bir değişiklik yapıp, film boyunca en karakteristik olduğunu düşündüğüm özelliklerini yansıtan resimlerle tanıtacağım oyuncuları.

seo tae-poong

 Seo Tae-poong: Başrol adamımız. 8 senedir beyzbol oyuncusu. Hayatı boyunca başka bir işte çalışmamış. Tam bir vurdumduymazdır bu Tae-poong. Zaten düşününceLee Byeong-heon oynadığı tüm karakterlerde vurdumduymazdır 🙂 Ama söz konusu kız kardeşleri olunca tam bir oppa’dır, erkek kardeşi için süper bir hyung’dur. Lakin kıymetini bilen bir Allah’ın kulu da yoktur. Bir insan ne kadar yufka yürekli, fedakar ve aile endeksli biri olabilirse Tae-poong o kadardır.

Babası bir hırsız olduğu için hayatı boyunca ezilmiş. Diğer üvey kardeşleri, özellikle Chan-ju ile Ji-seok hiçbir zaman Tae-poong’un babasını ve Tae-poong’u tam olarak aileden kabul etmemişler. Zaten anneleri ölür ölmez de Chan-ju noona tarafından henüz bebek olan kardeşi Yoon-ju ile beraber terkedilmiş. Bu yüzden bebek olan kardeşinin yetimhanede büyümemesi için onu evlatlık olarak vermiş. Bu yüzden kendisini hep suçlu hissediyor.

Bir de Tae-ji adında bir oğlu var ki o evlere şenlik hikayeden sonra bahsedeceğim.

Unutmadan, Su-ha adındaki bir kıza ilk görüşte aşık oluyor. Tabii bu da çetrefilli bir konu.

seo ji-seok

Ji-seok: Bu adam da dizi boyunca hep düşünen adam olarak dikildiği için en karakteristik özelliğinin bu olduğuna karar verdim, hahah.

Hukuk mezunu, sözde pırıl pırıl bir cinayet masası savcısı, ya da bunun gibi birşey. Çok çalışıyor. Ama kendisini polis zannediyor bu arkadaş. Sevgili Song Seung-heon bir rolünü de dövüşmeden icra et gözünü seveyim. Ama adam ne yapsın, daha 20’li yaşlarda adamdaki rektuslar boğum boğum.

Bir de 10 yıldır birlikte olduğu bir kız arkadaşı var, işte şu meşhur Su-ha. Nişanlanıyorlar falan ama 10 yıldır beraberler diye midir nedir, pek bir naza çekiyor. Sanki o zavallı kız senin tapulu malın! diye seslenmek istiyorum Ji-seok’a. Titresin ve kendine gelsin.

Her neyse sonuçta mayası bozuk biri bence, senelerdir parasızlık yüzünden sıkıntı çektiği için paraya bakışı farklı. Ben nedense kendi kendini imha gücü olan bombaya benzettim bu adam.

Ama yine de düşününce ailenin en normale yakın vatandaşı da bu adam.

yoon-ju

Yoon-ju: Ailenin en ufağı, ortak kan. Yav yerim ben bu kızı. Gençken iyice bir tatlıymış değil mi.. Hele bir de pembelerle. Bu kız da robotik mahluk. Sabah 3-4 gibi gazete dağıtıyor. 8 saat yandaki dükkanda ayakta çalışıyor. Sonra geceleri de bir müzik grubuyla şarkı söylüyor. Ama hiç hastalanmıyor hahah.

Sonra da tahmin edin paraları hangi vurdumduymaza yediriyor 🙂

Jeon Ji-hyun’u hiç bu kadar pasif bir kızı oynarken görmediniz, emin olabilirsiniz. Nerede My Sassy Girl’ün hırçın ötesi kızı nerede Yoon-ju, dağlar kadar fark var.

Bu arada My Sassy Girl demişken orada Jeon Ji-hyun ve Cha Tae-hyun’un birbirlerine ne kadar güzel yakıştıkları meğerse bu dizide keşfedilmiş yahu! Cha Tae-hyun burada Yoon-ju’ya aşık olan bir serseriyi oynuyor.

chan-ju noona

Chan-ju: Bu kadın kardeşlerin en büyüğü ve en kin dolu olanı. Bir insan ne kadar kasvetli ve mutsuz olabilirse bu kadın da o kadar oluyor.

Bir insafa gel demek istiyorsunuz izlerken. Belki bekar olmasının da etkisi olabilir. Böyle nemrut bir kadını kim ister tabii ki.

Evlerinin içinde manga kafe gibi bir yer oluşturmuş, sabahtan akşama kadar evde oturan bir kadın. Bir de arada boğulacak gibi olunca koşa koşa evden kaçar. Tipi tip. Şu kaşlara bakın hele, bir insan hep mi tedirgin bakar.

moon-ju ve patronu cho pil-du

Moon-ju: Bu kızın tek başına olan bir resmini kaydetmemişim. Ama bu sahnede adama bir nevi defol diyordu, dolayısıyla bu da onun karakterini yansıtan bir resim sayılır. Kısaca aykırı bir kız. Bir gangastere 20000 dolar borçlanmış, nasıl becerdiyse artık.. Onu ödemek için de gece kulübünde konsomatrislik yapıyor.

Her ne kadar saçma sapan bir kız olsa da abla ve abisinin aksine Tae-poong’u çok seviyor. Çünkü üvey babası ile evlendiklerinde annesi Moon-ju’ya hamileymiş. Doğduğundan itibaren de üvey babası bu kıza çok iyi davranmış, kız da o adamı baba olarak, Tae-poong’u da abi olarak kabullenmekte hiç zorlanmamış dolayısıyla.

Bu arada bu Moon-ju’yu oynayan kadını ben hiçbir yerden hatırlayamamıştım, o yüzden oynadığı filmlere bakınca küçük çaplı bir şok oldu benim için. Kral ve Soytarı filminde kralın kıskanç cariyesini oynayan fettan kadını hatırladınız mı?

Cho Pil-du: Yukardaki resimdeki adam. Bir gece klübünde patron diyebiliriz. Korelilerin gang-pae dedikleri adam bu işte hahah. İlk başta çok salak gelmişti ama sonra onun yardımcısı rolündeki Cheetah (bir aşağıdaki) ile güzel bir ikili oluşturmaya başladılar, özellikle sonlara doğru beni eğlendirdiler doğrusu 🙂

cheetah, shin-hyup

Shin-hyup: Bu diziyi izleme nedenlerimden biri de bu adam. Hahah, gençken de çok komikmiş. Cha Tae-hyun’un rollerinde hep bir komiklik var kaçınılmaz olarak, çünkü adamın tipi komik. Köfte dudaklar, yumuk gözler, yandaki resme bakarken bile gülesim geliyor.

Yanda meşhur erimiş dondurmasıyla düşüncelere dalarken…. Yoon-ju yüzünden elbette! Yalnız bu adam o kızı yine sırtında taşıdı yav 🙂

su-ha

Su-ha: Bu kız da bir hanımefendi, bir mükemmel… Ji-seok’un paspası yapmış kendini, en büyük hayali oppası eve dönünce ona endişelerinden arınacağı sıcak bir kucak olabilmek. Ah benim bahtsız kızım, bu erkek milletine nasıl her şeyini verirsin sen?

Sonuçta çok kanımın ısındığı bir karakter olduğunu söyleyemeyeceğim. Babasını daha çok sevdim mesela. Ama genel olarak Kim Ha-neul’u çok sevmememden kaynaklanıyor olabilir. Bu dizideki aşk dörtgeninin ortasındaki karakter diyebiliriz. Kendisi anaokulu öğretmeni. Tae-ji’yi de sever sağolsun. Ama biraz fazla mı ağladı nedir? O birşey değil bizim Tae-poong çok üzülüyordu bu kızın ağlamasına… Oppa oppa diye çıldırmasına rağmen yine de haksızlık etmeyeyim, çok gıcık da olmadım, bazı yerlerde sevdiğimi bile söyleyebilirim.

tae-ji şirinlik abidesiTae-ji: Yine çocuk oyuncu, yine şirinlik abidesi, izlemeye doyamadığım bir velet daha.. Tae-poong’un ansızın ortaya çıkıveren oğlu.

Vakti zamanında bir kız, Seo Tae-ji adındaki şarkıcıya hastalık derecesinde hayranmış. Bu yüzden Seo Tae-poong’un sırf soyadı benziyor diye onunla çıkmış. Seneler sonra Seo Tae-ji adındaki şarkıcı Amerika’ya gidince onun peşinden o da Amerika’ya gitmiş. Tabii Seo Tae-ji adındaki oğlunu Kore’de bırakarak . Hahahh, cidden hikaye böyle. Neyse bu dizide benim en sevdiğim oyuncular sıralamasında bu velet ilk 3’e oynar. Babasının aksine sorumluluk duygusu olan, büyümüş de küçülmüş bir oğlan çocuğu. Tae-poong’la yalnızken ona hep ajussi der, appa diyemez bir türlü. 

Su-ha’yı seven üçüncü şahıs da bu, hahah.

hamburgeri elinden alınmış kızgın nane şekeri

 

 

 

 

 

 

 

Kekeme: Bu adam nasıl bu kadar farklı karakterleri bu kadar güzel oynayabiliyor, tam bir oyuncu vesselam. “What’s Up Fox?” dizisindeki haliyle bu hali arasında bir uçurum var neredeyse. Nane şekeri seniii.

Tae-poong’un yetimhaneden arkadaşı. Ufak bir dükkan işletiyor. Geceleri de bir yurtta kalıyorlar, kazık kadar adamlar… Hafif saftır ama tüm karakterler içinde en iyi niyetlisi budur. Chan-ju’ya bile iyi davranma kapasitesi olan bir insan daha ne olsun. Bir de bunun uğurlu nişan yüzüğü parmağı var, ben o düşünme stiline bayıldım 🙂

Yoon Chae-rim: Bu da Ji-seok’un iş arkadaşı. Adamı ayartmaya çalışıyor, üstelik adama aleni olarak da söylüyor bunu. Hey yavrum, paranın gücüne de bak hele. Yalnız çok kötü makyaj yapıyordu, o ruj ne gülüm, n’ettin kendine.

 

Sevdiğim Bölümler

  • “Aşk bir taksi gibidir. Otobüs gibi belli bir zamanı yoktur, onu sen çağırırsın. İkincisi, bazen onu başka bir yolcu ile paylaşmak zorunda kalırsın. Üçüncüsü, yolculuk yaptığın mesafeyi ödemek zorundasındır.” Tae-poong’un bir radyodan duyduğu aşk tarifiydi bu, Su-ha’ya söylediği…tae poong hasar tespitinde
  • Hatta en güzeli Tae-poong Su-ha ile hastanede ilk karşılaştıkları zaman söyledikleriydi: “Seni seviyorum Su-ha, hayır hayır, şu andan itibaren seni seveceğim…”
  • Tae-poong Moon-ju’nun durumunu kabullendiğinde çok üzülmüştüm, oppanın elinden ne gelirdi ki.. (Yanda Moon-ju’yu yalnız bırakmayan oppayı görüyoruz)
  • Tae-poong babasının mezarına Su-ha ile gitmişti de deli gibi ağlamıştı ya, hahah, çok komikti o sahne, daha doğrusu trajikomikti.
  • “Dondurman eriyor” “Bırak erisin, onlar benim gözyaşlarım” Hahahah, Shin-hyup’un sonunda niye sürekli dondurmayı elinde eriterek heder ettiğini anladık 🙂
  • Moon-ju: “Korkunç” Tae-poong: “Ne?” MJ: “Nehir.. Geceleyin nehir… Sanki beni yutacakmış gibi hissediyorum. Sana da öyle gelmiyor mu?” TP: “Ben gündüz bile öyle hissediyorum. Bu canavarlar anne ve babamı yuttu…” 
  • Şu aşağıdaki sahne yok mu: Ji-seok Su-ha’nın evinden çıkıyor, Tae-poong köşede ağlıyor, oooy oy.

ji-seok tae-jiyi sırtlar, bunusevdim ağlar

  • Kekeme arkadaşın noonaya kavun teklifi: “Alın lütfen. Yemek istemene rağmen yiyememek nedir iyi bilirim.” Uf çok duygulandım yav.
  • Yoon-ju hep çok şeker bir kızdı.. Yalnız bu kadın bildiğin şaşı, bak yine söylüyorum ama bu seferki kanıtım çok sağlam 🙂

sirin seyşaşı bak şaşır

  • “Sorma, farketmemiş gibi davran.” O sahnede kızla oğlan nasıl sarıldılar birbirlerine, ühüü.
  • Moon-ju: “Cho Pil-du, no hokşi na çuahani?” “Anim, tesso” Hahahahh
  • “Sana orada vuruşum profesyonel gerekçeyleydi unuttun mu ben buranın yöneticisiyim, bu yumurtayı ise kişisel olarak-Cho Pil du olarak- veriyorum sana”tatlı çift
  • Abi kardeş gazete dağıtırlarken aynı yerde aynı köpeğe korkuyorlardı 🙂
  • “Bu senden ilk ve son kez çiçek alışım” Aceleyle çiçeği kızdan alıp başka birinin kucağına tutuşturur: “Daha sana çiçeği vermedim, anladın mı, sonra vereceğim.”*** Ama şimdi şu yandaki Yoonju-Shinhyup çifti (pek çift gibi değil aslında) inanılmaz tatlı değiller mi 🙂

  • “Bu anı ne kadar çok bekledim.. Şimdi sen gülüyorsun oppa, oysa ben üzülmeme engel olamıyorum..”

 ay yazık yav yoon-ju ile tae-poong'a

  • Babadan Su-ha’ya hayat dersi: “Bazen puan kazanırsın, bazen kaybedersin. Sürekli sen kazanamazsın ki…” Hazır bahsetmişken, babası Su-ha’ya ne kadar düşkündü değil mi?

  • Cho Pil-du sürekli aile ağacını karıştırıyordu. Şimdi bu kimdi, bu senin neyin oluyordu, peki o onun nesi, hahahah, adamın haklı olarak kafası karışıyordu.

  • Cho pil-du’nun gangaster partisi demek istiyorum, keza herkes siyahlar içinde, ülkenin dört bir yanından gelen gangasterleri topladı resmen. Allah’ım, bir de mutlu oluyor ya, ne adam gerçekten! Hele Moon-ju’ya beraber yürümesi için adam bulduğunu anlatması yok mu! Sanki marifetmiş gibi, alnında 3 inçlik yara var bu yüzden adı 3 kılıç diyor, hhahahahh.

  • Tae-poong’un Moon-ju’yu yollarken ona sarılıp ağlaması, seni böyle yollamak istemezdim deyişi, oooy oy.

  • Bu arada şu Ji seok-Su ha çifti zaten tipi tipti ama gençlikleri iyice berbattı yav, çekilir gibi değil hahhah, şu suratlara baksanıza 🙂

manyak çift su-ha ve ji-seokhiç bu kadar tipi tip bir çift gördünüz mü

  • Tae-poong’un kekeme arkadaşından noonaya bir diğer hediye, gelin çiçeği: “Bunu sana bir daha sokaklarda ağlamayasın diye veriyorum. Bir dahaki karşılaşmamızda gülüyor ol, tamam mı?” Böylece Chan-ju noona bilinçsizce de olsa “o gelinin” çiçeğini almış oldu 🙂

  • Tae-poong yine lafını koyar ve gider: “Biliyor musun noona, 7 yaşında sizinle ilk karşılaştığım zaman Ji-seok ve senin için bir utanç kaynağı olmuş olabilirim ama siz benim ilk defa sahip olduğum değerli ailemdiniz.”

  • burası suhanın evi onun yanında bizimki hhahaTae-poong’un bir yer tarifi vardı ki of yani. Yanda haritayı görüyorsunuz. Arkadaşına evin yerini tarif ediyor sözde, ama 3 yol çizmiş ortasına ayrıntılı bir şekilde-merdivenlerine kadar- Su-ha’nın evini çizmiş. Bir de bu haritaya bakıp onun evini bulamaman mümkün değil diyordu hahaha.

  • Moon-ju annesi ve üvey babasının mezarı başında Cho Pil-du’ya babasını selamlamasını söyler: “Belki senden hoşlanabilir.” Hahahaa, çok hoş espriydi doğrusu.

  • Yoon Chea-rim’in arabasından inen Ji-seok’a oppadan sert yumruk… Gözlerim doldu hemen.

  • baba oğul hahaTae-ji’nin idolü amcası Ji-seok’tu. Onu çok karizmatik buluyordu, büyüyünce onun gibi olmak istiyordu. (Bunu söylediğinde Ji-seok nasıl da güvercin gibi kabarmıştı hahah) Seo Tae-poong’la Ji-seok’un kavga ettiği gece Tae-ji babasına kimle kavga ettiğini sormuştu. Babası da sırf Tae-ji üzülmesin diye “Ben birkaç serseriyle kavga ediyordum, amcan da beni kurtarmaya geldi” dedi. Çok tatlı bir davranıştı cidden. Zaten Tae-ji’nin suratındaki endişe ifadesi hemen silinmişti, içten bir ohh çekmişti çocukcağız. Tabii bunun akabinde aynı jesti Ji-seok’un yapması o kadar şıktı ki.

Aaaa, Ji-seok’a o kadar laf ettim yazının başında ama izledikçe daha bir karizmatik geliyor insanın gözüne, hahah.

Diğer Sevdiklerim

tae-poong ve beyzbol aşkınasıl bir hyung bu yav, ağlatıyorsun beni hepbahtsız yavrucak yine sopayı yedibu ekg de ne ola kiyıldızları saymaknoona bi dur gozunu seveyim bre insafsızbüyük aşklar nefretten doğarmışişte takım ruhu diye buna derimtae-poong sınır tanımazkenkoş bakalım koş ama nereye kadaracil işim var memur beynane şekeri bir efsanedir

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: